[Eski] Post Production Workflow

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

grego

Yeni üye
Bu donem Post Produksiyon uzerine bir dersimiz var. Daha once gordugumuz post produksiyon derslerine noktayi koyacak olan ders gibi diyeyim. 5 dakikalik bir animasyona sifirdan ses yapacagiz. Buna ADR, Foley ve Score dahil. Bunun nasil yapildigi ile elbette bilgimiz var, ama bir soz vardir 'Her yigidin yogurt yiyisi farklidir' diye,siz nasil bir calisma izliyorsunuz, avantajlari nelerdir gibi bir konu olusturalim diye dusundum. Biraz da bu bolum hareketlenir hem :)

Su anki bulundugumuz pozisyon da video tamamen islenmis ve hazir durumda. Pro Tools'da calismamiz icin uygun boyutta render edildi. Calistigimiz ortam Pro Tools HD. Her turlu kontrol arayuzune erisimimiz var, fakat genel olarak ADR ve Foley kayitlarini Digi003 ile yapiyoruz, ProControl(Pro Tools HD) studyo da editing yapiyoruz, en sonunda ICON ile surround mix yapacagiz. Tabi ki arada evde Pro Tools LE ile acip ufak tefek editing yapiyoruz, orasi da var. Muzigi de ben Logic ile yapiyorum. Henuz canli enstruman kaydi dusunmedik, olabilir de, olursa da buyuk bir olay olmadigi icin ondan bahsetmiyorum.

Su anki calisma duzenimiz su sekilde. Her islem icin bir Session dosyasi var. ADR, Foley ve Music seklinde. Her birinde video dosyasi import edilmis durumda. ADR ve Foley icin markerlar yerlestirildi, nerede kim konusacak, ne soyleycek gibi. Foley icinde ayni hazirlik yapildi, nerede hangi efektler var seklinde. Simdi kayitlara basladik. Kayit asamasi icin ipuclariniz, onerileriniz var midir?

Bu 3 Session is bitiminde Final ismindeki bir Session'a import edilecek. Sonra o Session miks yapilacak, son urun Bounce edilecek, film isine bakan arkadaslara verilecek, onlar da DVD-Authoring olayini yapacaklar. Simdi boyle bir senaryoda sizin calisma duzeniniz nasil olurdu? Pro Tools disinda farkli DAW'lar da olabilir, ogrenmekte sakinca yok :)

( Cok buyuk bir Session olmayacak o yuzden bizim ihtiyacimiz yok tabi ama , yine de ayri bir sistem olarak Satellite-Link, Video-Satellite gibi ileri duzey secenekler var, onlar disinda soruyorum. )
 
Satellite uzun metraj çalışılmıyorsa bana biraz işleri komplike hale getiriyor gibi geldi.

Surround miksleyecekseniz, mono seslerin (ambience vs.) önemi aklınızdadır herhalde.

İlk surround denemelerimde çok fazla uydu kullanmıştım. Başat unsur Center olmak üzere; L-R ana kanallar, LS-RS arada azar azar uğrayacağım yerlermiş; miksledikçe farkettim. Vurdulu kırdılı bir şey değilse LF'e çok yüklenmemek lazım.

ProTools'a videoyu nasıl bir codecle aldınız bilmiyorum ama, bir kısım quicktime codeci 1-1,5 kare kadar gecikmeli gösterebiliyor. Üstüne bir de LCD, Plasma gibi bir video monitorle çalışıyorsanız o gecikme bir o kadar daha artabilir. Nokta efektlerde dikkat edilmesi gerekir.

Dolby kodlaması kullanacaksanız Dolby Digital yerine Dolby E tercih etmek faydalı olabilir. Hem kare kare kodlama yaptığı için senkronda sorun yaşatmaz hem de kodlu halde editlenebilir.

ADR session'ına müzikleri import edip hide and disable halde bekletmek faydalı olabilir. Konuşacak kimseler alta kısık müzik isteyebilirler.

Şimdilik benim aklıma bunlar geliyor. Güzel bir başlık olmuş, umarım güzel bilgiler toplanır.

Kolay gelsin. :)
 
(Uzun metraj sinema filmi post prodüksiyonunda workflow)

Benim çok uzun cevap verebileceğim ve yazabileceğim bir başlık, bu yüzden fikirlerimi kademe kademe aklıma geldikçe paylaşacağım.

Her yeni uzun metraj filme başladığımız zaman hazırladığımız bir klasörleme sistemi var. Supervizör olarak çalışan arkadaşımızın filmle ilgili bir klasör altında topladığı alt klasörler: "OMF, dilalog mix, hard fx, soft fx, atmosfer, foley, pre mix, wild tracks" şeklinde oluyor genellikle. Genellikle diyorum çünkü işin niteliğine göre sadece bir araba veya zor bir sahne için farklı farklı insanlar çalışabiliyorlar. O tip durumlarda çeşitli eklemeler yapabiliyoruz. Tabiki her başlığın altında her makara (reel) için de ayrı proje dosyaları var.

Bir filme ilk başladığımız zaman, genç ve heyecanlı bir arkadaşımızı, prodüksiyon süresince kaydedilen sesleri varsa notlarına göre yoksa dinleyerek isimlendirmesi için görevlendiriyoruz. Bu sırada "wild tracks" olarak sette kaydedilmiş sesleri bir kenara ayırıp güzelce isimlendiriyoruz. Buna paralel olarak dialog, atmosfer ve ses efektleri için editler başlıyor. Editlerin bir çoğunu stüdyo kirası ödemeden ev sistemlerinde yapmayı tercih ediyoruz. Günümüz teknolojisi buna imkan sağlıyor. Atmosfer tasarımını bu konuda ayrı tutuyorum, çünkü atmosfer editlerken 5.1 panlamayı hissetmek işe ayrı bir renk katıyor.

Edit yapmak üzere çalışacak olan arkadaşlara video teslim edilirken resmin ilk karesinden iki saniye önce ve son karesinden iki saniye sonrasına bir kare beyaz konulmasını ve videonun üzerine timecode konulmasını talep ediyoruz. Edit yapan herkes açtığı her kanalda bu beyaz kareye senkron 1KHz ton koyuyor. Bu, bizim ileride video ile ilgili yapılacak değişikliklerde ve projeleri birleştirdiğimiz zamanlarda herhangi bir aksaklık yaşamamamız için çok önemli. Video için tercihimiz "QT-PHOTO JPG" formatı.

Dialog editini yapan arkadaşın editleri bittikçe bir başka kıdemli arkadaşımız dialog miksi yapmak üzere stüdyoya giriyor. Bu arada bir foley stüdyosuyla anlaşıyoruz, gerekli direktifleri verdikten sonra kaydedilmiş ve editlenmiş vaziyette malzemeleri almak üzere bekliyoruz.

Dialog miksi ile uğraşan arkadaş miks süresince süpervizör ve yönetmeniyle fikir telakisinde bulunarak ADR listesi çıkarıyor ve miks süresince bu çıkarılan liste, dialog miksi takvimi içerisinde bir yerlerde kaydediliyor.

Bütün bu editler bittikten sonra miks yapmak üzere bütün bu parçaları "pre mix" projeleri içerisinde, 5.1 stüdyoya girerek bir araya getiriyoruz. İşin bu kısmı basitçe değinmenin ayıp olacağı kadar komplike. Bütçenize ve çalışabildiğiniz personele göre farklı takvimler ve iş paylaşımları yapabiliyorsunuz. Benim burada yüzeysel olarak vermek istediğim bilgi, bütün işlerin son olarak mikslenmek üzere bu projelerde bir araya getiriliyor olması.

Son olarak da pre miks yapılmış projeler dolby lisanslı bir stüdyoda final olarak gözden ve elden geçiriliyor ve dolby mastering yapılıyor. Sonra sen sağ ben selamet.

İlerleyen zamanlarda bu başlığın altında miks routing, trackline ve MNE tracks konularında bildiklerimi paylaşmaya çalışacağım. Şimdilik bu kadar.

Saygılar;
 
Selam Amorti,
TR'de olduğunu varsayarak soruyorum.
Türkiye'de sırf Foley'e odaklanmış stüdyo mevcut mu?
 
Mundox' Alıntı:
Türkiye'de sırf Foley'e odaklanmış stüdyo mevcut mu?

Benim bildiğim kadarıyla hayır. Eskiden beri basit işler çok iptidai olarak dublaj stüdyolarının bir kenarında takıl tukul bulundurarak yapılır. Ciddi işler de dışarı gönderilir.

M.
 
Mundox' Alıntı:
Selam Amorti,
TR'de olduğunu varsayarak soruyorum.
Türkiye'de sırf Foley'e odaklanmış stüdyo mevcut mu?

Bizim tercih ettiğimiz yok diye politik bir cevap vereyim. : )

Mahcem' Alıntı:
Benim bildiğim kadarıyla hayır. Eskiden beri basit işler çok iptidai olarak dublaj stüdyolarının bir kenarında takıl tukul bulundurarak yapılır. Ciddi işler de dışarı gönderilir.
M.

Aynen söylediğin gibi. Tanıdığımız, sevdiğimiz insanlar gönül koymasınlar diye fazla detaya girmek istemiyorum fakat şartlar primitif.
 
Selam amorti,

Bu konuda Türkiye'de çalışan pek tanıdığım olmadığı için soruyorum:
Platform olarak Protools mu kullanıyorsunuz, yoksa başka bir DAW mı?
 
ilterocktive' Alıntı:
Selam amorti,

Bu konuda Türkiye'de çalışan pek tanıdığım olmadığı için soruyorum:
Platform olarak Protools mu kullanıyorsunuz, yoksa başka bir DAW mı?

Pro Tools neredeyse sektör standardı diyebilirim. Ufak televizyon işleri yapan bir kaç stüdyo dışında Pro Tools harici sistem kullanan görmedim. Avid gibi güçlü bir montaj programıyla kardeş olması onu bu alanda rakipsiz yapan özelliği. Değil Türkiye'de Dünya'da görmedim dersem yalan olmaz.
 
Anladım.
Burada (Polonya) ve Almanya'da genel miksi Nuendo'da yapan büyük stüdyolar biliyorum.
Tabii ki hepsinde en az bir Protools rig'i de bulunuyor.
 
Geri
Üst