[Eski] PA Sistemi Ne Kadar Dayanikli olmali?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

berk

Yeni üye
Selamlar,
bu basligin buraya uygun olacagini dusunerek, burdaki bi PA firmasinin reklam kampanyasini size gostermek istiyorum. Sirket sahibi, elindeki videolari reklam amacli kullanmak icin, benden edit etmemi istedi. (picture+sound)
ortaya zevkli seyler cikti.
Bilmem kapismak isteyen cikarmi :D

Doyle Audio Engineering
 
Her prova studyosuna þart
Bizim delidolu (hayta) :evil: gençliðin önüne atýcaksýn bunlarý.
Bak ozaman neler oluyor. :D
 
Bizim icinde 6 tane QSC amfi olan case yolda giderken kamyondan ucmustu... Tek birinde bile bir tane hasar yoktu. Mucize gibi birsey... :shock:
 
Qsc dedinde aklıma geldi;
Dikkat ettiyseniz Qsc'ler diğer power amplara göre çok çok daha hafifitir. Belkide bu yüzden case içindeki cihazlara bişey olmadı :) Case'in de etkisi vardır tabi.
Hafif olmasının nedeni ise klasik power amp devrelerindeki o koskacaman güç transformatörlerin bu amplarda kullanılmaması. Qsc'ler besleme olarak çok daha farklı bir sistemle çalışıyor. İçindeki güç ünitesi ihtiyacı olan gücü transformatörden temin etmek yerine, şebekeye yükleniyor. Böylece hem daha sağlıklı güç temini karşılanıyor, ampın uzun süreli kullanımında ısı vb faktörlere bağlı performans kaybı en aza indirgeniyor (şişme olayı işte, ne demekse :) ve hemde o bilmem kaç kiloluk transformatörlerden kurtulmuş oluyoruz. Tabi bu özellik tüm serilerde varmı bilmiyorum ama, kullanmış olduğum Osc Audio PLX serisi amplar bu özelliği taşıyor. Detaylı bir teknik izahat edinirsem asabilirim.
 
Hafif olmasinin sebebi besleme kaynaginin switch mode olmasindan dolayi. Mesela QSC PLX-3402, 8 Ohm'da 2 X 700 Watt, 4 Ohm'da 2 X 1100 Watt, bridge mode'da (4 Ohm) 3400 Watt!!! Bu gucteki diger amfiler 25-30 kg, PLX'ler 10 kg bile degil.

Sebekedeki degisimlerden (elektrik) kolay kolay etkilenmiyor ki bu bence Turkiye'de cok onemli bir olay. Turkiye'de oyle 220 Volt bulmak kolay degil. Bir olcuyorsunuz 200 cikiyor, bir olcuyorsunuz 190 cikiyor...
 
Evet ya o voltaj olayı yüzünden az çekmedik zamanında. Dsp olarak Behringer Ultra Curve Pro 2496 kullanıyoruz mesela ilk zamanlarda cihaz durup dururken sapıtıyordu. Sadece bizde oluşan bir sorun değil aynı cihazı sistemlerinde kullanan bir kaç klüpte olaydan muzdaripti. Sonradan regülatörlerin düzgün çalışmadığı ve cihazın elektrik değişikliklerinden bu tip sorunlar çıkardı anlaşılmıştı. Neyse konuyu bayağı dağıttım galiba.
 
Behringer'in ilk urunleri cok saglamdi. Sanirim o zamanlar piyasaya girme kaygilari oldugu icin hem ucuz hem de saglam urunler sunuyorlardi. Ses kalitesi baska bir konu, ona girmeyelim ama sonucta fiyatlarina gore aldiginiz urunler cok basariliydi.

Sanirim piyasada yer edindikleri ve de "hadi artik daha cok para kazanalim" dedikleri icin son 2 yil icinde hersey degisti.

Ozellikle yeni dijital urunlerinde cok fazla problem cikiyor.
 
PA ozelliklerine bakıp bir yorum yapayım dedim ama sayfaları daha yapılmamış. Videoları da seyredecek sabrım maalesef pek yok.

Qsc lerin güç kaynaklarının switched mode olmasından dolayı hafif olduğu bahsedilmiş. Switched mode konusunda dikkat etmeniz gereken bir konu var " Ripple " yani dalgalanma. Switched mode güç kaynağı yüksek frekansta çalıştığından verimi yüksekdir dolayısı ile linear güç kaynağında gereken büyük trafoya ihtiyaç göstermez ama bu verimin karşılığında çıkış dalgalanması linear güç kaynaklarına göre çok fazladır. Gerçi switching frekansı ses frekansının çok üstünde olduğundan etkisi ne kadar olur hiç bakmadım.

Yine göz önünde bulundurmanız bir konu da switched mode güç kaynaklarının şebeke üzerinde harmonik distorsiyon oluşturması. Küçük güçdeki cihazları bir kenara bırak böyle 1000-2000W gücünde cihazların şebekeye yükleyeceği gürültü hiç ummadığınız anda sisteminizi etkileyebilir.
 
Cemal' Alıntı:
Yine göz önünde bulundurmanız bir konu da switched mode güç kaynaklarının şebeke üzerinde harmonik distorsiyon oluşturması. Küçük güçdeki cihazları bir kenara bırak böyle 1000-2000W gücünde cihazların şebekeye yükleyeceği gürültü hiç ummadığınız anda sisteminizi etkileyebilir.

Cemal, aman ağzımızı hayıra açalım ve tahtaya vuralım [knock on wood :D ] 7 seneden beri birşey gelmedi başımıza bu amfilerle.
 
Demek ki iyi dizayn edilmis. Tabiiki bu cihazlari dizayn edenler bu isin ustadi insanlar. Ben elektronik sistemlerin sebeke uzerinde ne tur etki yaptigini genel olarak bildirmek icin soyledim.

Bende bizim Mete'ye onu lambali amplifikatorlerdeki guc trafosu yukunden kurtarmak icin bir yuksek voltaj ( 450V) power factor corrector - switched mode guc kaynagi dizaynina baslamisdim ama malum proje yarida rafa kalkti. Belki donup tekrar bir canlandirayim.
 
Cemal,

Peki... Bu switch mode amfilerin sub-bass'larla kullanilmasi hakkinda ne dusunuyorsun. Hic soyle kallavi bir sub'i switch mode ile surdun mu? Mesela EAW SB-1000 gibi.

http://www.eaw.com/products/SB1000zRi.html

Biz sub olarak bunlari kullaniyoruz. QSC'lerin damping factor'u iyi, bass'lar gayet tight caliyor fakat besleme konusunda switch mode amfiler, ozellikle sub'larda, tatmin edici sonuc vermiyor bana gore. Sen ne dusunuyorsun, boyle bir karsilastirma yapma firsatin oldu mu bugune kadar?
 
Ufuk,

Maalesef öyle bir karşılaştırma şansım olmadı o yüzden pek fazla bir olumlu ya da olumsuz eleştiri getiremem. Yalnız audio elektronik enteresan bir branş. Bir devreyi dizayn edersin, matematiksel olarak herşey doğrudur ama neticeyi biri beğenir biri beğenmez. Mesela op-amp bazlı bir mikrofon pre-ampli devresi yaptın diyelim. Normal olarak aşağı yukarı bütün op-amplar aynıdır. Dolayısı ile o opamp'ın yerine başkasını kullansan elektriki açıdan bir farklılık göremeyebilirsin ama verdiği audio sonuç tamamen farklıdır. Bu kullanılan güç kaynağı için de geçerli. Bütün elektriki karakteristikleri aynı olsa bile linear ile switch mode güç kaynaklarının audio frekansda neticeleri tamamen farklıdır. Switch mode güç kaynaklı ampliler sublarda iyi netice vermiyor diyorsun. Bunun sebebi switch mode'ların yüksek frekansda çalışıyor olmasi olabilir. Linear güç kaynağında çıkıştaki dalgalanma (ripple) şebeke frekansına (50Hz) endeksli. Halbuki switch mode'larda bu switching frekansına (100Khz gibi) endeksli. Teorik olarak bunun amplifikatün ses bandina bir etkisi olmaz ama pratik olarak neticesi farklı olabilir.


Yalnız benim tavsiyem bütün sisteminde aynı tip amplifikatör kullanılması. Yani bas, mid ve tiz lerde tek tip ampli kullan, başka markaları karıştırma. Bu da yine subjective bir görüş.
 
Bende şöyle bir durumla karşılaştım. Sub olarak Eaw Avalon Dcs-2 kullanılıyor.
http://www.eaw.com/products/DCS2.html, Qsc Plx 3402'ler ile sürülmüş durumda. Sistem kurulduktan 1 hafta sonra Dcs-2'lerden birinin tam performansla çalışmadığı anlaşıldı ve yeni bir tane getirilmesi için söküldü. Sökülen Dcs-2'nin yerine yenisi gelene kadar Sb1000 takıldı. Sb1000'de aynen eskisi gibi plx 3402'ile sürüldü geçici olarak. Sonuç pekde iç açıcı değildi. Tam randımanlı çalışmayan Dcs-2 bile sb1000'den daha iyiydi.
 
Cemal' Alıntı:
Bunun sebebi switch mode'ların yüksek frekansda çalışıyor olmasi olabilir. Linear güç kaynağında çıkıştaki dalgalanma (ripple) şebeke frekansına (50Hz) endeksli. Halbuki switch mode'larda bu switching frekansına (100Khz gibi) endeksli. Teorik olarak bunun amplifikatün ses bandina bir etkisi olmaz ama pratik olarak neticesi farklı olabilir.

Bu söylediklerin bana çok mantıklı geliyor. Çok teşekkürler.

Cemal' Alıntı:
Yalnız benim tavsiyem bütün sisteminde aynı tip amplifikatör kullanılması. Yani bas, mid ve tiz lerde tek tip ampli kullan, başka markaları karıştırma. Bu da yine subjective bir görüş.
Doğru söylüyorsun, subjective bir görüş fakat ben de aynen senin gibi düşünüyorum. Gerçekten zorda kalmadıkça biz bütün sistemi hep aynı marka / model amfilerle sürmeye çalışıyoruz. Zorda kalmadıkçadan kastım, bazı işlerde sistem öyle büyüyor ki farklı marka / model amfiler kullanmakta mecbur kalabiliyoruz (o kadar büyük sistemi sürecek kadar aynı marka / model amfi olmadığı için elimizde).

Tekrar teşekkürler, selamlar.

Ufuk
 
S.Cetin' Alıntı:
Sökülen Dcs-2'nin yerine yenisi gelene kadar Sb1000 takıldı. Sb1000'de aynen eskisi gibi plx 3402'ile sürüldü geçici olarak. Sonuç pekde iç açıcı değildi. Tam randımanlı çalışmayan Dcs-2 bile sb1000'den daha iyiydi.

Sub'ların PLX 3402 ile nasıl sürüldüğünü yazmamışsın ama eğer bir PLX-3402 ile bir SB-1000 sürülüyorsa mümkün değil o amfinin o sub'ı besleyebilmesi.

Bu şekilde sürülmesi için:
1- PLX-3402'inin bir kanalı SB-1000'in içindeki bir komponenti, diğer kanalı da diğer komponenti sürüyor olabilir. Bu durumda 2 X 700 Watt (8 Ohm) güç veriliyor demektir fakat SB-1000, 1000 Watt (8 Ohm) + 1000 Watt (8 Ohm).

2- Eğer SB-1000'in input paneli açılıp komponentler paralellendiyse bu durumda da SB-1000 toplamda 4 Ohm, 2000 Watt oluyor. PLX-3402 4 Ohm mono bridge'de 3400 Watt. Fakat 4 Ohm mono bridge tehlikeli bir iş.

EAW'nun sitesine bakarsan hoparlörlerlerin belirtilen güçlerinin iki katı amfi gücüyle sürülmesini tavsiye ettiğini göreceksin. Gerçekten de, biz her bir komponenti mono bridge'de bir PLX-3402 ile sürüyoruz. Dolayısıyla 2200 Watt (8 Ohm) + 2200 Watt (8 Ohm) oluyor.
 
UfukOnen' Alıntı:
EAW'nun sitesine bakarsan hoparlörlerlerin belirtilen güçlerinin iki katı amfi gücüyle sürülmesini tavsiye ettiğini göreceksin. Gerçekten de, biz her bir komponenti mono bridge'de bir PLX-3402 ile sürüyoruz. Dolayısıyla 2200 Watt (8 Ohm) + 2200 Watt (8 Ohm) oluyor.

Buradan biraz uzak kalmisiz devam edeyim dedim. Evden yaziyorum klavye Ingilizce.

Bunun nedeni basit. Bir amplifikatorun gucunun cogu bas frekanslari amplifiye etmekte kullanilir. Dolayisi ile sub-woofer'in normal gucunun daha ustunde bir amplifkatorle surulmesi daha verimli hatta daha saglikli olur. 500W lik bir sub'i 500W lik amplifikatorle full gucte surmek 1000W amplifikatorle 500W gucunde surulmesinden daha tehlikelidir. Zira dusuk gucteki amplifikator full gucte yukten dolayi zorlanip daha kolay clip'e gireceginden ve bu da hoparlor icin malum cok tehlikeli bir uygulamadir.
 
Geri
Üst