[Eski] Kurzweil PC3X Performance Controller

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Çok güzel bir cihaz yalnız bir workstation'dan çok midi controller ve sound bank gibi...

Zaten performans kontrolör klavye olarak tanımlamışlar cihazı...

Fiyat olarak çok ucuz değil.

Yamaha ve Roland'daki alternatiflerine de baktın mı?

Stüdyoda kullanacaksan biraz fuzuli masraf, sahnede kullanacaksan 88 tuş alternatiflerin hepsini git dinle, tuşelerine ve özelliklerine bakıp kafana yatana karar ver derim.

(Ayrıca hep söylüyorum, 88 tuş arabanın arka koltuğuna sığmaz, taşırken beliniz tutulur, sahne için meşakkatli oluyor :lol: )
 
Kurzweil tüm synthesizer tarzı olan cihazlarını performans kontrolör olarak tanıtıyor cihazda K serisinde olan workstation’nın daha gelişmişi var performans olarakta K serisinin 2 katı ve kullanımı pratik gözüküyor.

Yamaha ve Roland alternatiflerine baktım sesler Kurzweil’in yanında çok sönük kalıyor malzeme ise tartışılmaz derecede kaliteli fakat kafama takılan 88 tuş olanın taşımada biraz ağır olması bu ayın sonunda ayni cihazın 76 tuş olanı gelecekmiş onu beklesemmi diye düşünüyorum.
 
Ben artık sadece Midi Controller kullanıyorum. Bu çeşit cihazlara verilen paraya da biraz acıyorum.

Çünkü modası geçiyor, 2 yılda bir yenisi çıkıyor... 2000$ küsür paralara sıfır aldığım klavyeleri 500-600 YTL'ye, 1000$'a aldığım ses modüllerini 150-200 YTL'ye satmak zorunda kaldım yıllar geçip cihazlar demode oldukça....

Analog Synthler hariç vst'den aldığım tonlara (özellikle Native Akustik Piano, Elektrik Piano ve B4II) bu güncel workstation'lar halen yaklaşamadı.

Sahnede rahatlıkla Miroslav Philarmonik yaylılarını veya Native Akustik Piano'yu kullanabiliyorken niye ufacık sample'lar ile oluşmuşturulmuş klavye presetlerini tercih edeyim ki? Kayıtta da aynı şekilde....

Hem canlı performansta hem stüdyoda vst enstrumanları tercih ediyorum.Tabi bu benim kişisel tercihim.

88 tuş sahne için gerçekten taşınması zor büyüklük ve ağırlıkta oluyor.(Eğer ekipman taşımak için normal binek otodan büyük bir aracın yoksa)

Bu nedenle ev stüdyomda master klavye olarak CME UF-8 sahnede ise CME UF70 ve Emu x-board 61 kullanıyorum....

Canlı çalarken hammer action şart değil diyorsan 76 tuş taşımak için ideal.
 
Ben artık sadece Midi Controller kullanıyorum. Bu çeşit cihazlara verilen paraya da biraz acıyorum.

Bu konu simdiye kadar defalarca tartisildi, tabiki her muzisyenin kendine gore hardware yada software secerken nedenleri var, fakat savundugun noktalara itiraz etmek zorundayim.

Herseyden once maliyet tarafindan bakildiginda bugun kaliteli vst ler hardware cozumlerden cok ta ucuz degil. Mesela N4 un 200 dolarlik fiyati var. Bu fiyata son sistem bilgisayar ve kaliteli bir midi kontroller eklendiginde hatiri sayilir bir rakam ortaya cikiyor. Sonuc olarak software cozumler artik hardware cozumlerden ucuz degil.

Hardware synth lerin modasi gectiginden bahsetmissin. Ben dediyorum ki ust seviye bir workstation u hakkini verecek kadar kullanabilmek icin aylar boyunca uzerinde calismak gerekiyor. E o kadar emek harcadiktan sonra da insan bir seferde satip yerine yenisini almak istemiyor dogal olarak.

Yanlis anlasilma olmasin, software kotudur demiyorum. Sahsen ben de pianoteq i cok begendim ve elime para gectiginde hemen almayi dusunuyorum. Demosunu kullandigimda cok hosuma gitmisti. Fakat kullanim kolayligi olarak hicbir zaman begenmedigim motif pianolarini da bir kenara atamam.
 
Sahneden 88 tuş kullanma takıntılı biri olarak şunu söyleyebilirim ki, piyano-rhodes ağırlıklı parçalar çalınıyorsa ve üflemeli, yaylı, ve synth tonları için ikinci bir klavye kullanılıyorsa, 88 tuşun keyfi bambaşka. Sahnede Roland RD700sx kullanıyorum, 24 kilo ve evet baya bel ağrısı yapıyor programdan ertesi güne. Ayrıca, arka koltukları öne yatıp bagajla birleşebilen arabalara da bagajdan diklemesine sokup çok rahat sığdırabiliyorum :)

Ama tabi işin özünde imkanlar ve tercihler var. 88 tuş istiyorsan Yamaha ve Roland'ın bir önceki flagship workstation'larını (Motif ES ve Roland X) düşün derim. Benim kullandığım RD700sx de gayet güzel ben memnunum, onu da deneyebilirsin.
 
Kaan Selam,

Yıllar boyu aynı mantık ile güncel workstation'ları takip ettim. Hatta bilgisayar'da sequencer kullanmamak için direndim( o zaman daw programlar audio kaydetmiyordu henüz) , onboard sequncer'larını kullanarak stüdyo çalışmalarımı yaptım...

Daha sonra toplamda 5-6 hardware ses modülü ve sampler, devamlı günceli takip ederek değişen 2 adet workstation midi üzerinden bağlayarak cakewalk 3.0 ile bir yerinden bilgisayar'a entegre oldum. 3 yıl önceye kadar da hiç software synth kullanmadım inatla...

Cihaz üzerinde emek veriyorsun satmak istemiyorsun doğru,hatta duygusal bağ bile oluşuyor elindeki cihazla, sonunda başka bir cihaz gelip gönlünü çalıyor, rüyalarına giriyor. :lol: Elindekini satıp, yenisi alıyorsun er ya da geç.

Niye elimizde hala T3 veya 01/w,xp50 yok?
(bende hepsi vardı mesela)

Proteus1, Jv880,1080,Alesis Dm5 veya Akai S3000'i ve diğerlerini zamanında kaça alıp kaça sattığımı söylesem gerçekten verilen paraya acırdın... Hatta bir kısmı bu forum üzerinden sattım,kaça gittiklerini görebilirsin... :?

Burada ciddi değer düşüklüğü ortaya çıkıyor. Ben bunu defalarca yaşadığım için böyle bir çözüme yöneldim. Software'da da değer düşüklüğü sözkonusu ama uygun fiyatlı upgradeler ile günceli yakalamak daha kolay.

Eğer bu dezavantajı olmasa, workstation hala tercih edebilirdim...Canlı performansa kesinlikle daha rahat, katılıyorum...

Native'in Komplete 4 paketini US$ 1000'e almıştım.

Bu paketle sound kalitesi olarak rekabet edebilecek bir hardware workstation henuz yok.

CME 88 tuş klavye de 900-1000$ civarında idi yanlış hatırlamıyorsam...

Ben ilk olarak bu çözümü ev stüdyom için düşünmüştüm ama basit bir taşınabilir ses kartı ve halihazırda bulunan müzik için kullanmadığım laptop'ı da dahil ederek bu workstation'lardan çok daha ucuza canlı performans için ekipmanımı da oluşturmuş oldum...

Workstation'da amaçlar çok önemli. Sahnede kullanmak için gereksiz özelliklere para veriyoruz, stüdyoda ise o özellikler, bilgisayar tabanlı ekipmana göre tatmin etmiyor. Yani giysilerde garson boy gibi biraz arada kalıyor bence...

Yine de fazladan bütçem olsa ve workstation alacaksam olsam Motif serisini tercih ederdim...

Ancak yine de 88 tuş iyi bir midi controller (A90 gibi) + hardware modül veya software daha ekonomik bir çözüm diye düşünüyorum...

RD700'ün tuşesi çok güzel....Beğendiğim bir cihaz....
 
Bugün PC3X'i almaya gidicem karar verdim 88 tuş hammer action taşımada biraz ağır ve zahmetli fakat cihazın başına oturduğumda tuşlara dokunduğumda bunları unutuyorum.

Diğer alternatif tavsiyeleriniz için teşekkürler fakat yukarıda daha önce bahsettiğim gibi Yamaha ve Roland alternatiflerine uzun uzun baktım sesler Kurzweil’in yanında gerçekten çok ama çok sönük kalıyor hatta SP2X stage piyanosu bile tuşe ve ses açısından RD700'den çok iyi herkesin cihaz almadan önce Kurzweil'e bakmasını tavsiye ederim ben denedikten sonra başından kalkamadım başka birşey.

Herkese tekrar teşekkürler.
 
Perfect,
Bence cok iyi secim yapmissin. Kurzweil cogu yonuyle yamaha, roland i geride birakiyor. Eger yeterli param olsaydi ben de pc3x in 76 tuslu versyonunu almayi cok isterdim. Ama maalesef 4000 ytl param yok bu is icin ayiracak :cry: Belki birkac sene sonra, kim bilir :?

Yavuz,
Bu sefer yazdiklarina katiliyorum. Dedigin gibi hardware workstation lar studyo kullanimi icin biraz fazla yeteneksiz, sahne kullanimi icin de cok detayli olabiliyor. Ama teknoloji sadece software uzerinde degil hardware uzerinde de harikalar yaratabiliyor. Her ne kadar canli gormesem de mesela Juno Stage cok guzel bir performans enstrumani gibi gorunuyor. Fantom G lerin de devasa ekranlari ve mouse kullanabilme yetenegi de bilgisayara yakin bir hale getiriyor. Her ne kadar uretimden kalkiyor dedikodulari olsa da Oasys i de unutmamak lazim.

Bu tartisma boyle uzar gider, fazla konusmayip muzik yapmak lazim :)
 
Evet Kaan,

Öyle ya da böyle müzik yapmak lazım. Teknolojiyi çözmek ve yakalamak için ayırdığımız vakit müzikten çalıyor... :lol:

Perfect,

Hayırlı olsun...
Yeni Kurzweil'lerden birini (unuttum modelini, üzerinde yaylılar rom board'u vardı) Sam Ash'te epey kurcaladım aybaşında... Belki de senin alacağın cihazdı, tam hatırlayamadım....

Bana Fantom'dan dahi iyi gibi gelmişti, Motif serisi ile başabaş gibi....

88 tuş ayrıca kol ve bel kaslarının gelişimini sağlayacak eğer oraya buraya taşıyacaksan.... :lol:
 
Kol kaslarını bilemeyeceğim, ama belde kastan çok fıtığa sebep verir bence
:)

perfect, hayırlı uğurlu olsun yeni enstrumanın şimdiden.
 
yavuzy,

Sam Ash'te Kurzweil'in hangi modeline baktığını bilmiyorum ama PC3X'in üzerinde muhteşem yaylıların bulunduğu rom board'u var cihazda 1000'e yakın ses bulunmakta piyanolar, piyano ve pad'ler süper henüz cihazı çözme aşamasındayım zaman zaman cihazla ilgili fikirlerimi burada sizinle paylaşacağım.

Cihaz hammer action bir klavyenin olması gerektiği ağırlıkta ne yapalım gülü seven dikenine katlanır.

Dream_Gypsy, teşekkür ederim.
 
Muzik yapmayi biraktik yine teknoloji tartisiyoruz ama, anlamadigim bir nokta var :)

Bildigim kadariyla Kurzweil Strings rom kartinin kapasitesi 16 mb boyuntundaydi. Nasil oluyor da bu kadar kisitli kapasitede bu kadar basarili sound kalitesi uretebiliyorlar.
Ayrica pc3 un rom cipinin de 64 mb oldugunu okudum biryerlerde ama o kadar kucuk olamaz ?!
 
Kaan & Perfect,

Modeli gerçekten hatırlayamadım ama Senfonik rom board bir tanedir, tüm aletlere aynısını koyuyorlardır herhalde.

Sample'lar felaket güzeldi... Yani onboard alınabilecek en iyi seslerdi... Tabi Miroslav veya Vienna demiyorum ama onlar bilgisayar tabanlı....

Boyutunu bilmiyorum tabi 16 mb'dan büyük olması lazım, o kadar güzel olması için.... Loop yapmışlarsa daha kısa kullanmış olabilirler ama hiç loop edilmiş gibi de gelmiyor kulağa....

Nord Lead'in de cihazlarının rom kapasiteleri çok küçükmüş ama dehşet ses çıkıyor diyorlar, özellikle grand pianosu... Ben denemedim bilmiyorum. Belki benzer bir durum...
 
Organizasyon icin 50 kisilik kontenjanlari varmis. Katilmayi dusunenler acele etmeliler.

Yavuz,

Yeni cikan PC3 te bile 64 mb rom var, fakat bu, hafizanin sikistirilmis hali. Sikistirilmamis halinin ne kadar oldugu ile ilgili bir bilgi yok. Kurzweil bence burada iyi bir strateji izliyor, adamlar nitelikten cok nicelige onem veriyorlar.
 
Kaan,

Evet sıkıştırılmış hali olabilir.

Rom yaylılar küçük sample boyutta olamayacak kadar güzel geliyordu Kurzweil'den...

Stüdyoda pek tercih etmem zira alternatifleri var. Ama sahne için kompakt bir setup düşünüldüğünde gayet tatminkar...
 
Bazen banada esiyor ve bilgisayarı falan bi kenara atıp bi workstation alıp takılmak istiyorum. Arada bi araştırıyorum bu yüzden ve diyebilirimki şu ana kadar duyduğum en güzel sesler sanırım kurzweil da mevcut ancak nedense daha pahalı olan K serilerinde polifoni 48 iken Bu PC serisinde 128.. K serileri workstation olarak tanımlanırken Pc serisi için Controller tanımlaması yapılmış. Ayrıca Kurzweil ın orjinal sitesinde K serilerinden sadece 61 tuşlu K2661 için production station tanımı yapılmışken diğer K serileri için sadece synth denmiş. Bu tanımlarda beni haliyle cihazın bi motif yada korg m3 gibi cihazlara nazaran sequencer özelliğinin esnekliği konusunda şüphelere itiyor. Acaba kurzweil'ı iyi bir synth ve sample bank gibi düşünmekmi gerekiyor? Yada daha çok live performans odaklı bi markamı desek?
 
Hiç bir workstation'da midi sequencer çalışması olarak Cubase,Logic veya Sonar,PT vs. kadar rahat çalışmak mümkün değil. Zira ekran büyüklüğü, sayfalar arası geçişler, mouse klavye kullanımı gibi avantajlar var...

Ama şurası kesin ki eski sistem, hardware midi modul veya klavye tabanlı ile çalışıp yazım ve editi bilgisayar ile yapmak (sesleri hardware'lerden almak) çok daha rahat... Latency mi var, cpu mu şişti vs. konulara takılmadan yaratıcılığa yoğunlaşmamızı sağlar...

Eskiden Cakewalk (2.0'dan itibaren), midi modul ve klavyelerimi MOTU midi expander üzerinden bağlayıp dinlemeyi analog mikser üzerinden yaptığım zamanlarda çok daha rahat çalıştığımı hatırlıyorum... Birçok hardware cihaz olunca ki o zaman elimde JV880,U220,N364,Akai S3000, Alesis D5, Proteus1, JV1010 gibi bir setup vardı, polifoni gibi bir sorun da yoktu...

Bu nedenle stüdyo veya aranje/kayıt aşamasında tüm klavyeleri birer ses bankası olarak görmek , canlı çalarken de enstrüman olarak düşünmek bence en mantıklısı...

Eğer komple bilgisayar tabanlı çalışırken yaşadığımız plugin latency, cpu takibinin yaratıcılığınızı kısıtladığını düşünüyorsanız bu tip bir workstation veya ses bankası cihazı / cihazları sıkıntıları giderecektir.... Ama midi yazımı yine daw üzerinden yapmak best of both worlds durumu olur.

Yazım bitince, midi kanallar ses kartı aracılığı ile wav olarak bilgisayara alınır, audio kayıtlara ve miks'e bilgisayarda devam edilebilir...
 
yavuzy@

Valla aynen katılıyorum sana tabi..

Ben hardware olarak elimde hiçbişey bırakmadığımdan olsa gerek özlüyorum sanırım. Xp50 vardı eskiden mesela, neler neler yapardım.. Bütün parçayı üstünde tamamlardım resmen. Ama gelişimin bilgisayar yönünde devam etmesini hepimiz istedik ve destekledik, şimdide öyle hızlı gidiyorki hardware den daha çok para vermeye başladık bilgisayarlara..

Malum upgrade & update serüveni...

Bu gelişimi her türlü takip altına adlık ve haber manyağı olduk çıktık. Şimdide bilgi ve tecrübeler forumlarda dile getiriliyor tüm dünyada ama bu çeneye vurma durumu içine düşülmüş bi girdabın dışa vurumu aynı zamanda ve hatta geri plana atılmış yaratıcılığın acısının tatmini birazda..

İnsanın bilgisayarı bırakıp bi workstation alası geliyor işte.. :)
 
Geri
Üst