[Eski] Klavyeci Başlığı

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

TiO

Yeni üye
Merhaba,
Forumdaki klavyeci arkadaşların çalışmalarını, sadece imzalarından takip edebiliyoruz sanırım.

Böyle bir genel başlık olsa ve bu arkadaşlar kendilerini bize tanıtsa harika olur diye düşündüm. Yaptıkları işleri, işlerinden öte zevklerini, yakın durdukları tarzları ve hatta ne yapmak istediklerini bizlerle paylaşsalar güzel olmaz mı?

Yaptığım aramalar sonuçsuz kaldı bu konuda. Burdan başlar ve daha yakından tanırız umarım kendilerini.

Hürmetler :)
 
piyanist değilim,,aranjör değilim,,,piyanist şantör hiç değilim.....
işimden ve kızlardan boş kalan vakitlerde klavyemle sevişiyorum.....
yada ailemin dediği tabirle "karımın yayına gidiyorum"....(at-klavye-silah olayı)

arrenger aleminden geliyorum.....
ilk klavyemi 6 yaşımda peder almıştı(casio pt-82.evde hala duruyor)...o zamandan beri kafama göre klavye alır satarım....
synthlere 1 yıldır el attım....
klavye benim hobim,,beni kimse tutamaz,, dore bile tutamazki ,zuhal hiç tutamaz,,,,boş vaktim kalınca çalarım kafama göre odamda,,..... :D

elektronik müzik ve arabesk baş ilgi alanlarım.....
arabesk ne iş demeyin...arrenger piyasasından geldiğimiz için kendi çapımızda benderi kullanırız.....
özellikle pitch bend ile lead seslerle solo atmak....değmeyin keyfime.... :D
(hatta mo6 ile oturup leslielektro sesi bile yazdım...)

amma çok yazdım be!!! :shock:
(diğer sual ve istekleriniz için bize ücretsiz müşteri mesaj sistemiden www.muziktek.net den ulaşablirsiniz.eyi günler))
 
KeyMaster' Alıntı:
perfect' Alıntı:
Evet çok fazla yazmışsın.

Kendisini anlatmış. Nesi fazla?

Arkadaşımız ac2ronay,

Piyanist değil, aranjör değil, piyanist şantör hiç değil.

Boş vakitlerinde klavyelerle sevişiyor. At, klavye, silah olayı mevcut.

İlk klavyesini peder'in aldığı günden beri kafasına göre klavye alıp satıyor.

Onu ne Dore nede Zuhal tutamıyor.

Elektronik müzik ve Arabesk ayni anda ilgi alanı.

Pitch bend ile lead seslerde solo atmak en fazla keyif aldığı olay.

MO6 ile oturup lesli elektro seside yazmış.

Tüm bu üstün özelliklerin bir kişide birleşmesi bana biraz fazla arkadaş benim için bir dahi.
 
Ee? Arkadaşa kişisel bir garezin mi var? Tevazu göstermesini mi arzuladın? Nedir sorunun yaz da çözüm bulalım. Durduk yere sarkastik mesajlar atmanın alemi yok.
 
22 yıldır müzikle uğraşıyorum akustik piyano, synthesizer çalıyorum, klasik ve jazz müzikle ilgileniyorum klasik'te Claude Debussy ve jazz'da ise özellikle Billy Evans ilgi alanlarım içerisindedir bunun dışında fazla özel bir meziyetim yok.
 
Selcuk_Ergen' Alıntı:
Ee? Arkadaşa kişisel bir garezin mi var? Tevazu göstermesini mi arzuladın? Nedir sorunun yaz da çözüm bulalım. Durduk yere sarkastik mesajlar atmanın alemi yok.

Ben sarkastik cevaplar yazmıyorum arkadaşlada kişisel bir garezim olamaz sadece bana fazla dedim bunda ne tuhaflık var anlamadım.
 
Benim de anlayamadığım ve sormak istediğim birkaç şey var;

1. Kelimelerin arasında kullanılan virgüllerin sayısı neye göre değişir? (,, veya ,,, veya ,,.....) Özellikle 5 noktalı 2 virgülü çok merak ettim.

2. "karımın yayına gidiyorum" ne demektir?

3. arrenger ve arranger kelimelerinin hangisi doğrudur?

4. ac2ronay arkadaşımızın caps lock ve shift tuşları arızalı mıdır?
 
Berkay' Alıntı:
Yurdum insanı değil mi?

Jazz çalıyor olsaydı müzisyen olacaktı.

Evet yurdum insanı.

Ben sadece kendi ilgi alanımı belirttim her jazz çalan müzisyen olmayabilir fakat o arkadaşımızın isterse çok iyi jazz yapabileceğinede eminim sonuçta elektronik müzik ve arabesk ilgi alanı.
 
Başlığın konusu ve amacı çok sapmış. Klavyeci başlığı güya. Ama "arranger" klavye kullanıyor ve arabesk müzikle ilgileniyor diye bir arkadaşın taşlandığı bir başlık haline gelmiş. Arkadaşın avukatlığını yapacak değilim ama konuya olması gereken yerden devam edip ortalığı toparlamak isterim.

Ben yaklaşık 10 yıldır yoğun olarak müzik ve klavye ile uğraşıyorum. Bu ilgim aslında ilkokul çağından beri yani 7 yaşımdan beri süregelmekte. İlk klavyem küçücük bir Casio idi. O dönem Barış Manço dinlemeyi ve şarkılarını çalmayı çok severdim. Hep ileride "ünlü" bir müzisyen olmayı hayal ettim. Çocuk aklı işte... İlk özel derslerimi de o dönemde aldım. Çaldığım enstruman da zamanında iyi bir synth olan Casio HT-3000'di.

Daha ileri düzey çalışmaları ancak lise yıllarında yapmaya fırsat buldum. Arada geçen yıllar hep Anadolu Lisesi'nin katı kuralları, yoğun ingilizce fen ve matematik eğitimi ile dolu geçti. Özellikle lise son sınıftaki ÖSS telaşı yüzünden çok bunaldığımı hatırlıyorum. Lise döneminde yaz aylarında Kuşadası'nda çalışıp para biriktirerek önce Technics KN-1000 sonra da KN-2000 aldım. O dönemlerde bu tarz arranger klavyelere ilgi duyuyordum. Bir yandan armoni, solfej ve piyano dersleri alırken bir yandan da okulumdaki amatör grubumla pop ve rock türü şarkıları çaldım.

Üniversiteyi kazandıktan sonra bambaşka bir müzik kültürüyle tanışıp buna ilgi duydum: JAZZ. Bu müziği ilgiyle dinlemeye ve çalmaya çalıştım. Özel dersler aldım. Çevrem genişledikçe bu müziğin etkisi altında kalan Progressive rock ve metal gibi türlerde de klavyenin çok yoğun kullanıldığını görerek bu tarzlara yöneldim. Artık daha iyi bir klavyeye ihtiyaç duysam da maddi durumum benim ancak KORG ix-300 almamı sağladı. Yine de bu klavye sayesinde synth dünyasına ilk adımımı attım sayılır.

Okuldaki bilgisayar dersleri ve internet erişimi sayesinde daha önce adını bile duymadığım klavye modelleri ve müzisyenler hakkında fikirler edindim. Bilgi edindikçe insanın hevesi artıyor. Daha fazla dinledim; daha fazla çalıştım. Amatör gruplardan sıyrılıp kendimi piyasada çalışan ve para kazanan insanların arasına attım. İlk başlarda çok zorlansam da alışıp tecrübe kazandıkça kendimi geliştirdim ve rahatladım.


İşletme okulundan sonra Bilkent üniversitesinde Müzik fakültesi Kompozisyon bölümüne girdim. 3 yıl bu okulda okudum. Bu süre içinde klasik batı müziği ve caz müziğinin daha detaylı bilgilerine ulaştım. Daha da fazla müzik dinledim ve de çalıştım. Ancak okulla eş zamanda süregelen piyasa işleri yüzünden okulu sürdüremedim. Okuldan ayrıldığımdan beri Açıköğretim'de İşletme okumaya devam ediyorum. Tabi ki piyasa işleri de devam ediyor.

Piyasadan vakit ve enerji buldukça kişisel çalışmalar yaptım. Beste ve düzenleme konusuna yöneldim. Bilgisayar aldım. Kullanmayı öğrenmem ve tecrübe kazanmam yaklaşık 2 yılımı aldı. Müzik bilgisi ve bilgisayar tecrübesini bir potada eritmek çok kolay olmadı benim için. Ancak "Bilgisayarda Müzik" konusuna odaklandım ve bu konuda bir de yarışma kazandım: Halıcı Beste Yarışması'nda 2007 senesinde 3. oldum.

Bence müzik amatör bir ruhla ama profesyonelce bir yaklaşımla yapılmalıdır. Şahsen ben paranın bu noktada önemli olduğunu düşünüyorum. Para kazandıkça bu maddi geliri müzik arşivi ve ekipmana harcamayı bir prensip edindim. Müzikten gelen para hep müziğe gitti bende. Zaman içinde çok klavyeler aldım sattım ve sonunda kendimce uygun ve tatmin edici bir donanıma ulaştım. Yamaha Motif ES7, MO6, P80, KX49, M-Audio Oxygen 49 ve Access Virus Snow modulden ibaret bir donanımım var. Bunların tümünü zevkle ve verimlilikle kullanabiliyorum. Tabi ki fazlasıyla harcanmış emek ve zamandan bahsetmeyi unutmayalım!

Son olarak sevdiğim müziklerden ve müzisyenlerden bahsedeyim: Yemek ayırdetmediğim gibi müzik de ayırdetmem. Geniş bir arşivim var. Jazz da severim Arabesk de; pop da çalarım metal de. Tabi ki iş olarak müzik yaptığım mekanlarda pek seçme şansım yok. Ama kendi zevkim için müzik dinliyorsam kesinlikle seçerek dinlerim. Beethoven, Rachmaninov, Chick Corea, Jordan Rudess, Astor Piazzola, Tarkan ve Spiros Kottis, son bir ayda en çok dinlediklerim mesela... Türklerden en çok Aydın Esen, Genco Arı ve Fahir Atakoğlu'nun çalışmalarını seviyorum.

Tüm forum üyelerine selamlar... İyi günler...

8)
 
Herseyden once profesyonel bir muzisyen degilim, asil meslegim muhendislik, ama muzik ozel hayatimin en onemli parcasi. 10 yildir gitar caliyorum, ama muzige gercek anlamda gonul vermem 2-3 sene once ilk klavyemi almamla basladi. Bu surenin bir senesini de askerde gecirdigim icin kendimi sadece 2 yillik bir muzisyen olarak goruyorum.

Hicbir zaman ders almadim, ve almayi da dusunmuyorum. Muzik, okyanuslar kadar derin ve engin bir deniz. Benim icin hergun kulac kulac ilerlemek her gun yeni birseyler ogrenmek cok buyuk bir keyif. Tabiki ilerledikce hem muzikten aldigim keyif katlanarak artiyor, hem de ogrenmem gereken cok daha fazla seyler oldugunu goruyorum.

Jordan Rudess benim rol modelim. Bir klavyecinin ne kadar guclu olabilecegini gormemi sagladi. Yakin gecmisin onemli klavyecilerinden esinlenip aldigi klasik egitimle birlikte benim icin gercek olamayacak kadar iyi eserler uretiyor.

Muzikal olarak gelmek istedigim nokta da Jamie Cullum kivaminda bir muzisyen olmak. Gecmis eserleri guncel sekilde yorumlamakta bence cok basarili. Gencliginin verdigi enerji muzigine yogun bir sekilde yansiyor.

Klasik muzigi hicbir zaman sevemedim, bebop tarzi, 30-40 li yillardan kalma cazi da sevmiyorum. Bunlar haricinde guncel ve kaliteli olan herseyi dinlerim, cunku her muzik tarzinda kendime gore keyif alacak birseyler bulabiliyorum.

Or. Cengiz Kurtoglu. (buradan ac2ronay kardesime selam ederim)

KeyMaster' Alıntı:
Bence müzik amatör bir ruhla ama profesyonelce bir yaklaşımla yapılmalıdır.

Kesinlikle katiliyorum :!: :!: :!:
 
Geri
Üst