[Eski] Elektronik Müzik Hakkında...

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

cbasic

Üye
Forumda dikkatimi çeken şey; Rock ve Pop ağırlıklı olması. Elektronik olarak ise trance ve tekno daha ağır basmakta. Elektonik müzik deyince sadece trance ve tekno mu anlaşılıyor. Trance ve tekno -eğer müzik bilgim yanıltmıyorsa- ritmik ve belirli akorların arpej halinde looplanması halinde sürüp gider. Ve bunda da çok temel akorların bilinmesi yeterli gibi.
New Age ya da salt elektronik müzik neden ilgi çekmiyor. Ya da ilgi çekiyor da ben mi göremedim.
 
Bahsettiğin tarzda müzikle bende ilgileniyorum...aslında new age veya benzeri müziklerin sınırlarının belirlenmesi sırasında genelde hep kavga çıkar (örneğin harmony central ve emforum.nl'de millet birbirini yiyor)...Ben ve kardeşim kendi home stüdyolarımızda bu tarz çalışmalar yapmaya başladık, zamanla da pişiyoruz elbette... gerekirse buraya da birkaç örnek koyarız zamanla...bu başlığın açılması bence de iyi oldu.
 
New Age'i tür olarak sınırlandırmak mümkün değil elbette. Belli bir tür içinde müzik yapan sanatçılar bile dinleyenlerini şaşırtabiliyor. Kitaro'nun ve Jean Michel Jarre'in son yıllarda yaptıkları gibi. Müzik sınırları ya da bir başka deyimle tarz dışına çıkmayan çok az sanatçı var.
 
cbasic' Alıntı:
New Age'i tür olarak sınırlandırmak mümkün değil elbette. Belli bir tür içinde müzik yapan sanatçılar bile dinleyenlerini şaşırtabiliyor. Kitaro'nun ve Jean Michel Jarre'in son yıllarda yaptıkları gibi. Müzik sınırları ya da bir başka deyimle tarz dışına çıkmayan çok az sanatçı var.

dediklerin çok doğru. belki de statik olmamanın en iyi yolu sınırları geniş tutmak.
 
Eski ustalar bir tarafa, yeni jenerasyon elektronik müzik sanatçılarından Chemical Brothers ve Daft Punk acayip hoşuma gidiyor. Tarzları genel anlamda elektronik müziğin neresine oturur tam bilemiyorum ama sinti kullanımları çok iyi adamların...
 
Selcuk_Ergen' Alıntı:
Evet, Kimyasal Biraderler canavar gibi gerçekten de. Synthfan, Royksopp veya Air dinlersen onları da beğeneceğine eminim.

Royksopp'u bilmezmiyim canım :) Bir aralar MTV'de bir şovda güzel bir parça çalmışlardı, sonradan öğrendimki o güzel sesler bir Korg PS3100'e aitmiş... Air'i hiç dinlemedim ama bir inceleyeyim hele..
 
Röyksopp'un erkek vokalini dinlediğimde "ya ben ne zaman şarkı söyledim?" dedim. :)

Beğenmezdim sesimi ama adam o sesle, aynısı, albüm yapmış...
 
Site içerisinde belki bu konuyla ilgili olan birçok başlık farklı yerlerde açılmış gibi. Forum çok geniş olduğu için dikkat edilemiyor.
Herkesin elektronik müziğe bakışı farklı olabiliyor.
Örnek olarak; Artık mazide kalmış olan KRAFTWERK grubu, -kendi izlenimlerime göre- salt elektronik müzik yapan bir gruptu. Hatta, kullandıkları birçok synthesizer kendi tasarımları idi. Dikkat edilirse de o dönemdeki "1970-1980" müziklerinde onların soundunu yakalayamazsınız. Jean-Michel Jarre''daki tınıyı da diğer müzisyenlerde bulamazsınız. Ama Vangelis, Yanni, Enya, Kitaro gibi bu türün duayenlerinin sounduna herhangi bir yerde rastlamanız olağandır. Ama bu demek değildir ki, diğerleri iyi bunlar kötü. İşin aslı, eğer birileri örnek alınıyorsa, eski tabirle Pir, Üstad olarak görülüyorsa onlar gerçekten bu işi iyi yapanlar olmalı. Yaptığı işi popülarite adına değil, insan ve sanat için yapanlar örnek alınmalı diye düşünüyorum. Şimdiler de müzisyenim diye ortada olanların çoğu, (elektronik müzik piyasasını kastediyorum)bundan belli bir süre sonra unutulacaktır. Diğer sanatçıların hala tutulmasının, onlara değer verilmesinin nedenlerini düşünmek gerekir. Belki buna karşı çıkanlar da olacaktır, ve bu gayet doğaldır.
 
Dediğin kısmen doğru ama o listede Vangelis'i yanlış tarafa koymuşsun bence. Onun sound'u da çok kendine özgü bir sound...Yine de tarzının taklit edilemeyişinden çok, parçaların her daim bıkmadan dinlenebilir oluşu bence sanatçıyı ölümsüz kılıyor...Ben hala Alan Parsons'un enstrümantal parçalarını büyük bir keyifle dinlerim. Düzenleme ve sinti seslerine baktığında, bugünkü standartlara göre çok basit kalsa da her zaman dinlenebilecek bir tarz...Aslında Jean Michael Jarre'ın da başarısındaki etkenlerden bir tanesi çoğu parçasının basit oluşu ve böylelikle elektronik müziği herkese sevdirebilmiş olması...Şu meşhur Oxygen parçası ben taaa ufacık bir veletken TRT'nin yayın öncesinde test görüntüsünde çalınırdı. En fazla 4-5 kanallı, düzenlemesi basit ama akılda kalıcı hook'ları ile bugünlere kadar geldi... Aslında adamın bazı hit parçaları tamamen o dönemin sintilerinin preset seslerine dayalı. O dönemin sintileri alabildiğine basitmiş, potansiyeli çok dar ve programlaması basit aletlermiş (Elka Synthex'i falan saymıyorum). Zaten spring reverb, tape delay türü, mantığı basit, hamaliyesi fazla teknikler kullanmışlar. Bugünki gibi zaman problemleri yokmuş. Oturup rahat rahat her türlü detaya kafa yormuşlar... Bana sorarsan bugünki jenerasyon içinde her bakımdan onlara tur bindirecek adamlar var... Ama tabii onların modası hiçbir zaman geçmez, orası kesin...
 
Selcuk_Ergen' Alıntı:
Alan Parsons gönlümüzün kralıdır. :)
TRT Alan Parsons'u da az sömürmedi zamanında.

Doğrudur, yarışma programlarının değişmez jenerikleri hep APP'den seçilirdi. Bunlardan ''Pipe Line'' hatırladıklarımdan bir tanesi...

Özellikle su altı belgesellerinde de Vangelis'i çok kullandılar.

Ha birde, unutmadan söyleyeyim, TRT-4'de yayınlanan Açık Öğretim derslerinin giriş müziklerine bayılırdım. The Cars'ın favorim olan parçası ''Heart Beat City'' nin giriş kısmı matematik derslerinin giriş kısmında kullanılırdı...
 
Yenilerden daha doğrusu yeni sayılacaklardan Ozric Tentacles'ı da dinlemenizi tavsiye ederim. Synth tonları ve kullanımı çok güzeldir ben çok severim, gaz müziktir, new age gibi easy listening değildir.
 
Selcuk_Ergen' Alıntı:
Yenilerden daha doğrusu yeni sayılacaklardan Ozric Tentacles'ı da dinlemenizi tavsiye ederim. Synth tonları ve kullanımı çok güzeldir ben çok severim, gaz müziktir, new age gibi easy listening değildir.

Tavsiyen için teşekkürler. Ozric Tentacles ve Air'in albümleri DR'de falan varsa alırım, yoksa mecburen internete başvuracağız...En kötü ihtimalle maltepe pazarına bakmak lazım :)
 
Nine Inch Nails de iyidir :twisted:

Chemical Brothers ve Prodigy'yi de severim.


Ama ne o Yanni Kitaro falan 'vidi vidi' müzik. İki dakika dayanamam.
 
kitaroyu burada değil new age başlığında tartışmak daha doğru belki.

ben Kitaro'dan tek bir şeyi seviyorum, onu da çok büyük şans eseri
keşfettim:

winds of youth şarkısını dinlerken

"bu ne yaaa!" dedim sinirle, ve 5 dakika sonrasına alıverdim birden...

ve o anda hayatımca dinlediğim en iyi şeyler arasına sokabileceğim melodi başladı..
 
Geri
Üst