[Eski] Şarkıcılarda Türkçe'yi kullanma sorunu

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Nurkan

Nurkan Renda
Sorun diyorum, vallaha yalan değil.

Peter Cetera ile David Coverdale'i karşılaştırsak, ancak bir aksan farkı duyarız. Bizim elemanlarınki yepyeni bir lehçe...

Ama sadece yenilik, orijinallik olsun diye de bu kadar abartmaya gerek yok bu ağız bükme tribini.

Feyz alınacak bir sürü adam varken, iki lafı (şarkı söylerken) bir araya getiremeyen beceriksiz kişileri örnek almak bizi ancak geri götürür.

Sen yerine "san" demek kötü mesela. Ya da av yerine "eaauv".

O zaman Esperanto misali yeni bir dilimiz olsun biz de o şekilde anlaşalım.

Hani moderatörlerin şikayetçi olduğu konu var ya...ha pardon warya...

yaa abi bişhi sööcem ama bu gtr1türlü akor edemiom gibi...

Yakında konuşarak anlaşmak bile mümkün olmayacak kanımca...

Ne dersiniz?
 
aslında burda sorun bizim popüler müziğimizin avrupa ve amerikaya kıyasla daha fazla kırsal kesimden geliyor olması. sen yerina san diyen şarkıcı deniz seki ya da teoman değil sonuçta. ama varoş kültürü o kadar baskın ki sonuç fecaat. yani bu durum amerikada country müziğin habire bilboard listelerinde olması gibi birşey. ben en çok V yerine W denilmesine sinir oluyorum. bir yerden kulağıma geldiyse resmen midem bulanıyor. yazık ki yapacak birşey yok. VJ türkçesi, bir yandan, kibariye türkçesi bir yandan ibrahim tatlıses türkçesi tabii ki her yandan bizi kuşatmış durumda. sorunun çözümü yasaklarda tu kaka demekte değil.
yazık ki herşeyin temeli eğitimsizlik. eğitim şart ama 2005 e gelmişiz hala eğitim şart diyorsak 82 yılda yapamadığımızı yapabilmemiz kaç yıl sürer ömrümüz yeter mi. zor gibi...
 
Ya alahaþkýna býrakýn bu tutuculuðu.Ne zamandýr müzikte aha bu doðrudur diye biþey olmuþki.

Herzaman farklý olan yeni farkýndalýklarýn farkýna vardýrýr.

Sonuçta hatalarýn farkýnda olup bastýra bastýra söylenmiþte demmekki adam bilerek yapýyor.Arayýþ içinde vs..

Ýnsan seside bir enstrürman olduðuna göre nasýl kullanýrsa kullansýn ama neyi nasýl yaptýðýnýn farkýnda olsun.Gerisi hikaye beðenen dinler beðenmeyen dinlemez.
Hani moderatörlerin þikayetçi olduðu konu var ya...ha pardon warya...

yaa abi biþhi sööcem ama bu gtr1türlü akor edemiom gibi...

Yakýnda konuþarak anlaþmak bile mümkün olmayacak kanýmca...
Bence bu konunun müzik ile alakasý yok nurkan veya ben baðlantý kuramadým :lol:
 
Açıkcası ben de tutucuyum biraz.

Yani buradaki şarkıları eleştirirken, bu konuda çok fazla eleştiri getirmek istemiyorum, sonuçta farklı bir şey, bilmiyorum, dinleyeni de var sanırım. Hece ayrımları falan çok kötü olmadığı sürece dinlenebiliyor.

Ama benim tarzım değil. Kendi müziğimde vokaliste bu tarz şeyler yaptırmam çünkü gerçek hayatta, dünyadaki işlevlerini hiç bir zaman anlayamadığım kral tv VJ' leri gibi konuşan insanlar değiliz(Zaten sağolsun yapmıyor öyle şeyler). Yapmacık geliyor. Genellikle de öyle zaten. Bir şey sadece "stil" olsun veya "yenilik" olsun diye yapılmamalı. Öyle yapılacaksa, birinin bunların daha önce yapıldığını ve beğenilmediğini bu arkadaşlara anlatması lazım. :)

Tabi benim keyfime göre.
 
Bence sözler anlaþýlmýyorsa,"o þarkýya neden söz yazdým kardeþim" diye sorarlar adama...
O yüzden,doðru aktarmalý kelimeleri...
Lehçe falan deðil problem olan,problem tamamen türkçeyi dejenere etmekten ileri geliyor.
Bazý deðerleri savunmakta tutuculuk deðildir,tamamen iyi niyetli bir durum söz konusu.
 
Biraz değişiklik biraz da hava atmak amaçlı oluyor bazen bu tip söylem değişiklikleri. Hani yurtdışında çok kalmış, Türkçe'si iyi değilmiş gibi. Yesinler seni! Biz yemiyoruz ama...
 
Kimse alinmasin lutfen sadece nacizane dusuncelerimi yaziyorum.:)

Bu bahsettiginiz arkadaslarin cogu "genc".
Bu yuzden kimlik arayislari var.
Ayrica yasadiklari toplumla en cok catisan genclerdir.
Bu yuzden bir cok kurali yikma egilimlidirler.

Ama bu degildir ki Turkce'yi dogru kullanmayalim.Tabii ki kullanalim.
Gencler iletisim kurma cabasinda olsalarda bilinen yontemleri kullanmayi secmezler. Kendi ic catismalarinin,yasamla baglarinin ne oldugunu tam cozemediklerinden bu durum farkli ifadelerle disa vurur.( mesela kiyafet,dil kullanimi vs vs) Yani stiller yaratilir.
Illa yaratalim diye degil bence.Ama zamanla bu catismalar,cabalar yerini baska seylere birakir.Sanirim bu da bir bilinc seviyesi.Yani olgunlasma sureci diyebiliriz.
Dunyada oyle trendler var -ki bunlari gencler daha iyi yakaliyorlar- bazi sozcuklerin maalesef Turkce'de karsiligi yok.Turkce'mizde her seyin karsiligi yok.Gencler bu ifadeleri uretmeyi seviyorlar.Bir dinamizmden sozediyoruz.Turkce'de karsiligi olamayinca -prof degil ki bunlar dilbilimci gibi calissin- tabii ki var olan diger dilleri kullaniyorlar.Ha bu yanlistir ama artik birseyi de gozardi etmemeliyiz.Ingilizcenin dunyadaki hakimiyeti tartisilmaz.Teknoloji vs hersey oradan bize dogru akiyor. Bundan en cok etkilenen yine gencler.
Ayrica eger bu insanlar buraya calismalarini asiyorsa yardim istediklerinden asiyorlar. Daha amatorler ve ogrenmek & kendilerini yetistirmek istiyorlar.Bundan guzel ne var ki! Zaten bu platformun amaci bu degil mi? :wink:

:D
selamlar
 
Bu konuda ben pek taraflý deðilim aslýnda. "Sorun" olarak görülen eserlerin bazýlarý canýmý sýkýyor, bazýlarý ise hoþuma gidiyor.

Bakýþ açým þöyle, insan sesi bir enstruman ise bunu kullanmanýn da biri tarafýndan belirlenmiþ bir yolu olmamalý diye düþünüyorum. Nefesli enstruman çalan biri, istediði þeyi istediði tavýrla çalabileceði gibi sesini kullanan biri de bunu kendi istediði tavýrla kullanabilir.

Sonra akla þu geliyor, ses kullanýlýyor tamam ama, bir de dil hadisesi var, sesini kullanan kiþi ayný zamanda bir dil kullanýyor. Solist dili istediði gibi deforme etme hakkýna sahip mi?

Tabi karþý çýkanlar olacak ama, "öyle olmasý gerektiði hissediliyorsa neden olmasýn?" derim ben. Sonuçta kiþi kendi sesini enstrumaný olarak kullanýyor sesiyle hem "pitch" hem de kelimeler/cümleler belirtiyor. Bence bunlarý kendine doðru geldiði þekilde kullanma hakkýna sahip olmalý bir kiþi. Dinleyicinin de bunu beðenme veya beðenmeme hakký olduðunu düþünüyorum. Ama ayný dinleyici bu davranýþý kýnayýcý þeyler söylediði zaman bence dinleyicinin tipik olarak bulunduðu sýnýrý aþmýþ oluyor.

Þöyle açýklayayým:
Ben Türk'üm, ana dilim Türkçe. Ben bir dinleyici olarak kendi kültürümden gelmemiþ müziklerin pek çoðuna anadilimi fonetik özellikleri sebebiyle yakýþtýramýyorum. Bu dilimin bir eksiði kesinlikle deðildir, yanlýþ anlaþýlmasýn. Bir türküye de baþka bir dili yakýþtýramayacaðýmdan eminim. Bu durumun dinleme alýþkanlýklarýmýz yüzünden en azýndan benim için bu hale geldiðini düþünüyorum.

Ha dersiniz ki "O zaman türkçe söyleyip eðip bükmesin gitsin þu dilde söylesin o da rahatlasýn biz de!". O zaman derim doðrusun, ama bunu da yapmamýþ, Türkçeyi eðip bükmüþ ama sesiyle enstrumanýyla dinlemesi keyifli bir þey ortaya çýkarmýþ birine de "arkadaþým sen ne yapmýþsýn" demem. Beðenmezsem dinlemem hatta derim "vokal çok itici geldi", olabilir, ya da beðenir dinlerim. Yani yerine oturtmuþsa ve bana hitap etmiþse ne ala. Bir dinleyici olarak sýnýrýmýn bunlarý söyleyebileðim yere kadar olduðunu düþünüyorum. Türkçeyi eðip bükmesine karþý tepkili bir hareket baþlatmak gerekli deðil bence. Ýsteyen müziðini istediði gibi yapmakta özgür. Eðer korunmasý gereken deðerler olduðundan bahsediyorsak, ve biraz da milliyetçi düþüneceksek, bu kiþilerin yaptýklarý müziðin türünü ve kökenini en baþta eleþtirmemiz gerekmez mi?

Özentilik meselesine gelince, yine baþka topraklarda doðmuþ müzik türlerini icra etmeye çalýþan kiþiler burada özenti olmuyorsa, Türkçeyi bu þekilde kullanmak da pek özentilikten sayýlmaz.

Bu konu üzerinde uzun uzadýya düþünmemiþtim daha önce, yazdýklarýný ilgiyle okuduðum ve çoðunlukla pek çok konuda hemfikir olduðumu hissettiðim kiþiler benimle ters düþüncelerini burada belirtmiþler daha önce. Bu yüzden kendimden de þüphe ettim, derim ki desteksiz þeyler üzerinden fikir yürütüp bunlarý gözden kaçýrýyorsam buyrun söyleyin. Ben de doðru yolu bulayým.

Herkese selamlar.
Batuhan
 
Bence bu konunun müzik ile alakası yok nurkan veya ben bağlantı kuramadım

Fonetik... O konuşma tribi bu yazıyı doğurdu veya tam tersi.

Dil anlaşmak için kullanılır, anlaşmamak için değil. Şarkı sözü de bir meram anlatmak için yazılır genelde. Şiir de öyle. Özetle, bu söz yorumlandığı zaman, benim bildiğim, dinleyenler tarafından anlaşılırsa yerini bulmuş olur.

Hata ile stil'i de birbiri ile karıştırmamak lazım.

Bir de, ne zaman dil'den bahsedilse ya tutuculuk ya da milliyetçilik mevzuu açılır. Ama kimse bu "doğru şarkı söyleme" meselesinin niye kıvırılamadığından bahsetmez. Bu teknik bir mesele, duygusal değil. Ben bir müzisyen olarak, sadece ileri görüşlü olmak adına, 10 sene sonra dinlediğim müzikten bir halt anlayamamaktan korkuyorum.
 
Nurkan abi, belki ben þu yüzden o kadar rahatsýz olmuyorum:

Hatýrlarsan demolarýn asýldýðý bölümde lityum isimli grubun vokalinin Türkçeyi deforme ediþini eleþtirmiþtin. Ben ise mesela kiþisel olarak beðeniyorum, sen de müziðin olayý kurtardýðýný kendini dinlettiðini söylemiþtin sanýrým.

Ben o parçalarýn sözlerini hala bilmiyorum, anlamýyorum da(Türkçe olmasýna raðmen). Ama mesele þu ki merak da etmiyorum. Yani koyup dinliyorum, zaten pek vokal içeren müzik dinleyen biri deðilim. Belki bu alýþkanlýðýmdan ötürü bana batmýyor olabilir. Anlaþýlsa belki daha iyi olurdu dediðin gibi. Ama dediðim gibi dili belirleyici unsur olarak görmüyorum, fransýzca bilmiyorum ama fransýzca okunmuþ ve sevdiðim bir parça olursa dinlerim. Oradaki kiþi benimle diliyle iletiþim kuramaz, ama müziðini dinlerim. Türkçe okunmuþ ve anlaþýlmayan bir þeyi de farklý görmüyorum dinlerken kulaklarým kelmeleri ya seçer ya seçmez. Ortaya çýkan þey güzel veya çirkin olabilir.

Þimdi neyse daha uzatmayayým. Sözlerin anlþýlmasý benim için þarttýr diyorsanýz tamam hak veririm ama ben böyle bi koþul aramýyorum o yüzden böyle düþünüyor olabilirim. Sanýrým çoðu kiþi de dinlediði sözlerden bir þeyler anlamak isteyecektir, bunu gözardý ettim sanýrým. Fikirler buralarda bir yerde ayrýlýyor sanýrým. Öyle anladým.
 
Benim de müzik dinlerken bir takım alışkanlıklarım var. Mozart Requiem dinlerken elimde orijinali latince olan text'in ingilizce tercümesi bulunurdu mesela. Eserin içeriğini anlayayım diye. O koca koro da Latince'yi katletmemiştir diye düşünüyorum.

Mesela GRP ailesinden Dave Grusin ve Lee Ritenour'un bir albümü var "Harlequin" diye. Orada da Ivan Lins Portekizce şarkı söylüyor. Tercümeleri de mevcut albüm kartonetinde.

Şimdi birader, Türkçe albümlere de tercüme koymak mı lazım? Ne olur yani o Lityum adlı grubun solisti doğru düzgün konuşsa şu dili. Bomba gibi ekip. Bir hasar mı görürüz? Kendisine bir halel mi gelir? (Allah korusun). Ben üzüldüm valla. Bu başlığı da o yüzden açtım.

Dinleyen dinlesin, beğenmeyen dinlemesin durumu iyi de, potansiyel dinleyicilerini sırf bu yüzden kaybetmek iyi değil kanımca.
 
Nurkan abi sen de kendi alýþkanlýklarýna göre düþününce haklýsýn.

Ama mesela Lityumun yaptýðý müziðin üzerine yayýlmamýþ bir aðýzla tane tane Türkçe okunsaydý ben büyük ihtimalle beðenmezdim. Yani þimdi olmamýþ bir þey için önyargýlý "beðenirdim beðenmezdim" demek istemiyorum ama, saðdan soldan dinlediðim Türkçe parçalarda hep böyle oldu. Zaten dinlediðim bir tür deðil, vokalin tarzý hoþuma gitti o çekti beni mesela.

Yani dinleyici kaybetmekse, sonuçta adam ya seni ya beni kaybedecek.

Sonuç olarak ben yerine göre performansý gösteren kiþinin keyfine göre yamuk veya düz söylemesinde bir mahsur görmüyorum. Yakýþtýrýyorsa ikisi de kabulümdür. Konu müzik olunca dili þunu bunu ayrý ayrý düþünemiyorum sanýrým ben. Sonuçta düz okumak kötü demiyorum. Tabi ki iþin doðalý o, ama buna da karþý deðilim. Bu konuda anlaþamama konusunda anlaþacaðýz sanýrým. :roll:
Saygýlarýmla
 
Türkçe sözle yapılmış şarkıların özenle sunulması gerekiyor. Madem sözler Türkçe sırf öyle uygun görüldüğü için, daha orjinal dursun diye dilin yapısını bozmaya kimin ne hakkı var? Bunda ısrar ediliyorsa,
En iyisi hiç olmayan bir dilde veya kuş dilinde şarkı yapıp vokalistlerimizin kendi enstrümanlarını!!!!!! dilediklerince kullanmalarına yol açmak. Bir vokalistin enstrümanı sesidir,kullandığı dil değil.

Kendi olma kaygısının sonucundan başka bir şey değil bu dili çarpıtma hadisesi.
:cry:
 
Kendi olma kaygısının sonucundan başka bir şey değil bu dili çarpıtma hadisesi

Ben de birşey aradıkları konusunda hemfikirim. Sana da aynen katılıyorum. Mesela, İngilizce söylesem de o dilin özelliklerini, o ana dili konuşan insanları rahatsız etmeyecek biçimde kullanırım ki derdimi anlatabileyim.

Türkçe'yi bu anlayıştan uzaklaştıran nedir? Öyle söz yaz, müzik yap ki özgün ol filan ama bana "euuww, weeaauuuwww" hecelerini Türkçe olduğu iddia edilen bir içerikte, 1 dakikadan fazla kimse dinletemez. Altı boş bir argüman olur, bunu savunmaya çalışan her cümlecik.

Kaskalın bir hatadan bahsediyorum burada. Bu tarz filan değil. Ayşe Hatun'a bayılıyorum ama "kırcan mı belimüü" lafına "tarz" demem ben.

Şimdi diyeceksin ki: Kızcağız "Kıracakmısın belimi, çeksene elini" dese olmazdı. Ya da "Çekermisiniz elinizi, maazallah belim kırılmak üzereydi beyefendi, aaa..." filan. :)

O eser olmadan da dünya yaşanabilir bir yer.
:wink:

Lafı ağızda gevelemeden konuşmak en iyisi. Anlaşılmak da güzel birşey, kötü birşey değil.

Mesela ben bir lehçeyi eleştirseydim savunulacak çok şey olurdu. Bin yıldır "ona" sözcüğüne "oni" diyen milyonlarca insana, hadi gel şimdi çalışalım da sen şu aksanını düzelt demek saçma. Fakat "sen" yerine "san" denince beni kaşıntı basıyor. Bunu yapanlar da, ortanın üstü yeteneğe sahip, cin gibi bir sürü genç insan. Yapmayın yahu. İki harf yani. Artikülasyon bu kadar mı korkunç bir şey?

Bir sürü iş arasında Lityum'un kayıtlarını dinliyorum, ekip uçmuş. Fakat büyük bir sorun var ortada. :(


Ya Baran, şimdi aklıma geldi...

Ya alahaşkına bırakın bu tutuculuğu.

İlerici olabilmenin tek koşulu, senden önceki eğilimleri ezber etmekten geçer. Gerçekleri kimse kabasından uyduramaz :) Bilmem anlatabildimmi? :)

Müzik ki insan yapısı olan bir ilimdir, ne kadar ruh gıdıklayıcı olsa da müzik, bir yolu yordamı vardır dert anlatmanın. İster soyut ol, ister somut. Sadece bilmediğimiz için yok sayamayız bu işin özünü.
 
Ýlerici olabilmenin tek koþulu, senden önceki eðilimleri ezber etmekten geçer. Gerçekleri kimse kabasýndan uyduramaz Bilmem anlatabildimmi?
Sen bu konuya baya bi takýlmýþsýn nurkan.Peki :D
Bak ne demiþim yukarýda gözden kaçmýþ galiba.Olabilir.
Ýnsan seside bir enstrürman olduðuna göre nasýl kullanýrsa kullansýn ama neyi nasýl yaptýðýnýn farkýnda olsun.Gerisi hikaye beðenen dinler beðenmeyen dinlemez.
BÝzde kafasýndan uydursun demedik.Bu b.ka kalkýþan neyi nasýl yaptýðýný bilsin dedik.Ýsteyen bunu bir ilim haline getirsin okullarda okutsun , isteyen sokaktaki insana müzik yapsýn ne farkeder.Bunuda isteyen dinlesin isteyen kabul etmesin kaþýnsýn dursun :wink: Yahu ben nediyim þimdi nurkan.
Sadece bilmediðimiz için yok sayamayýz bu iþin özünü.
Kim bu iþin özünü yok saymýþki 8)
Sen Hakan Kurþun u tanýmýyorsun (hakkýnda fikrin yok belli) ama onu yok sayýyorsan olmaz.Araþtýrmaný tavsiye ederim.Sesi kaþýndýrabilir aman dikkat :lol: .Deðerli bir müzisyendir.

Halbuki ben senide ileri görüþlü ve yeni fikirlere açýk bir müzisyen olarak algýlamýþtým.
Ýleri görüþ deformasyonmudur bu konu açýlarak tartýþýlýr.

Bu konuyu okadar saçma gereksiz buluyorumki.YÝne söylediðim gibi...
Herzaman farklý olan yeni farkýndalýklarýn farkýna vardýrýr.
Þimdi sen 1969 da J.Hendrix 'i dinleyen bir dinleyici olsan (hey gidi günler hey)acaba bu salak niye aðýzýyla gitar çalýyor diye düþürmüydün veya milli marþýný deforme etse ona kýzarmýydýn bilmem , ama ben olsaydým belki "SEBEP" derdim :lol:

Müzikte neyin doðru veya yanlýþ olduðunu bir müzisyenden çok müzik öðreticileri, ileri derecedeki akademisyenler tartýþsýn bence,
bizde oturup kötü müzik yapýp onlarý gýcýk edelim :wink:
 
R.R.R' Alıntı:
Türkçe sözle yapýlmýþ þarkýlarýn özenle sunulmasý gerekiyor. Madem sözler Türkçe sýrf öyle uygun görüldüðü için, daha orjinal dursun diye dilin yapýsýný bozmaya kimin ne hakký var?
Hadi hep beraber insan haklarý mahkemesine gidelim :D
Arkadaþlar býrakýn þu geyiði Allah aþkýna 8)

Sevgiler..
 
hakan kursun'dan bahsetmissiniz.yaptigi muzige saygi duyuyorum ama artikulasyonunun bozuklugu cogu zaman rahatsiz edici oluyor.rafet el roman da ilk piyasaya ciktiginda garipsendi.sonra alisildi.sonra birkac albumde de daha bozuk Turkcesini surdurdu.ardindan gitgide duzeldi.
Ama dogma buyume burda yasayip yada sonradan Turkiyeye gelen ama 10-15 yildir burda olup da halen soyledigi sarkida artikulasyonu duzeltmeyen yada duzeltmeyenlerin samimi olduguna da inanmiyorum.Hakan Kursun, bence o yaptigi guzel muzigi duzgun bir Turkceyle aktarsa cok daha kalici eserler birakacak.
 
Müzikte neyin doğru veya yanlış olduğunu bir müzisyenden çok müzik öğreticileri, ileri derecedeki akademisyenler tartışsın bence,
bizde oturup kötü müzik yapıp onları gıcık edelim

Beni yanına almak istemeyebilirsin, çünkü maalesef ileri derecede bir müzik akademisyeniyim :D

Hendrix'in devrimi ile 2 kelimeyi bir araya getirememek farklı.

Konu tutuculuk ya da ilericilik değil, lisan kullanımı.

Ama senin mesajını da anladım.
 
Ha Baran, ilk albümünü yayınladığın zaman haberimiz olsun. İsteyen dinler diyebilecekmisin çok merak ediyorum. İyi düşün.
 
Geri
Üst